Toplumsal muhalefet can havliyle maç iptali ve saha değişikliği isterken, Meclis’te ana muhalefetin kırmızı karttan bahsetmesi abesle iştigal. Aslı Alpar yazdı.

Türkiye’nin son yirmi üç yılı adım adım hukuk devleti özelliğini yitirdiği, tek adam rejimininin kurumsallaştığı, beşli çete ve onların asalakları dışında herkesin yoksulluk ve borç yüküne mahkum edildiği, anayasal bir hak olan toplanma özgürlüğünün yok sayıldığı, grevlerin yasaklandığı, ifade ve basın özgürlüğünün ayaklar altına alındığı, aile politikalarıyla kadınların, çocukların, LGBTİ+’ların haklarının çiğnendiği, içeride ve dışarıda savaşın sürdüğü, yabanda ve kentte hayvanları öldürmek, doğayı yok etmek için yasaların çıkarıldığı, siyasal islamın baş tacı edildiği bir süreç oldu.
Yaşananları bu şekilde sıralamak kolay olsa da bu yirmi üç yılda yitirdiğimiz insanların, hayvanların ve değerlerin bir listesini yapmak kolay değil.
Yasaların artık Meclis’te değil Saray’da tek adamın imzasıyla çıktığını biliyoruz. Benzer şekilde seçme hakkımızla göreve getirdiğimiz milletvekillerinin iktidar istediğinde Anayasa’ya aykırı olduğu halde vekilliğinin düşürüldüğünü de biliyoruz. Toplumsal muhalefet can havliyle maç iptali ve saha değişikliği isterken, Meclis’te ana muhalefetin kırmızı karttan bahsetmesi abesle iştigal.
Kırmızı kart… Futbolda “rakip oyuncunun sağlığını tehlikeye düşürme” veya “aşırı güç kullanma” durumunda hakemin oyunun güvenliğini sağlamak için hamlesi.
CHP lideri Özgür Özel dün Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin toplu açılış töreninde “Türkiye’deki emeklileri, asgari ücretlileri, ezilenleri bu iktidara kırmızı kart göstermeye” davet etti. Kendisine, bu oyunda hakem değil karşı takımın oyuncusu olduğunu birileri hatırlatabilir mi?
Durum bu… Bitiş düdüğü henüz çalmadı ama Kesmeşeker’in futbolun efsane isimlerinden Metin Kurt’a yazdığı şarkının sözleriyle bitirelim: “Metin Kurt gibi yalnızız ceza sahasında!”





Bir Cevap Yazın