Medusa Yayınları’ndan Sevi Sönmez: “Hikayesi elinden alınmış” kadınlar için, “gücünü Medusa’dan alarak bugünün kadının öykülerini duyurmayı hedefliyor. Cansu Erginkoç röportajı.

Özgür ve bağımsız olmak için, bir canlı, bir tek canlı bile olmamalı mı insanın yaşamında? Özgürlüğün bedeli bu mu? Bu, yalnızlık mı?

diye soruyor Duygu Asena Kadının Adı Yok adlı eserinde. Adını söylemenin, yani kadına kadın demenin kaba (!) kaçtığı coğrafyalardan.

Bazılarımızın yanında ise sadece insan olmayan canlılar oluyor… Kediler, köpekler, kuşlar mesela. Evimizde, sokağımızda. Pek çok kadının, pek çok insanın yalnızlığını paylaştığı canlılar. Gündemimizde de kalbimizde de bugünlerde hep onlar var. 

Duygu Asena, “Kadının Adı Yok” demişti. Şimdi de “Hayvanın Adı Yok” olsun isteniyor. Buna karşı duran yüzlerce insan da haykırıyor; tıpkı “Kadın, Yaşam, Özgürlük” gibi şimdi de: “Hayvan, Yaşam, Özgürlük!” diye. İnsan da hayvan da aynı yerden adsız kılınıyor. Haklara sahip olacak yeterlilikte ol(a)mayan bakıştan, erkek-insan olmayan yerden, adem-merkezci yerden. 

Yüzlerce yıldır süren kadın mücadelesiyle nasıl kadınlar haklarını söke söke aldılarsa, tüm canlılar için adil bir yaşam olana kadar her türlü ayrımcılığa, ötekileştirmeye, hedef göstermeye direniş bugün de devam ediyor. Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Duygu Asena’ya, kadın mücadelesine katkılarına selamla, bugün kadının sadece adını değil, kalemini de konuşuyoruz. Her yapının içindeki eril tahakkümden, elbette edebiyat da nasibini almış vaziyette. Yıllarca kadınlara uygulanan “ikinci cins” politikalarıyla kadınların kendi hikayelerini bile erkeklerden dinlemek dayatıldı her birimize. Kadına yasaktı yazmak! Yüzlercesi, belki binlercesi erkek isimli mahlaslarıyla yazdılar yazılarını. 

En yıkıcı kasırgalara verildi kadın isimleri de kadına verilmedi bir türlü. Kadınlar da aldı o kasırga kuvvetini, yürüdü erkek egemen sistemin üstüne. İyi ki yürüdüler, iyi ki vazgeçmediler ki bugün kendi adıyla yazması engellenmek istenen kadınlardan, erkek egemen edebiyat dünyasından, koskoca bir kadın yazar külliyatına gelebildik büyüye büyüye. Öyle güzel büyüdü ki bu fırtına, içine aldığı her şeyi öyle güzel “kadın akıllı” yazdı ki, birbirinden farklı renkler yayıldı edebiyat dünyasına. Kendi tarihini, kendi deneyimini, dünyaya kadın bakışıyla bakmayı yazdı kadınlar. Bugün yalnızca kadınların eserlerini Türkçe edebiyata kazandırmak için yola çıkan bir yayınevinden bahsedebiliyoruz hatta! Üstelik adı da var! Adı Medusa. Ne manidar bir ad…

Medusa efsanesi yüzyıllardır türlü okumalar üzerinden yaygınlaştırılmış, kimine göre ikon tanrıça Athena’nın kıskançlığı odak haline gelmiş, kimine göre Medusa’ya erkek egemen sisteme karşı kullanabileceği bir güç bahşedilmiştir. Hemen herkesin aşina olduğu Medusa efsanesini yinelemeyeceğim burada fakat “Medusa’nın Gülüşü”ne değinmeden geçemem. Feminist kuramcı/yazar Medusa’nın Gülüşü” adlı makalesinde kadınlara seslenir: “Yazın.”

“Bedenlerinizi, kendinizi yazın, hep utanç kaynağı olan bedenlerinizi yazın. Ancak o zaman özgürleşeceksiniz. Ve yazmak, bedenlerinizi yazmak sizleri babanızın ve kocanızın topraklarından alıp kendi topraklarınıza götürecektir. Özgür olmak için, özgürleşmek için önce kafanızdaki babanızı, daha sonra hayatınıza toplum tarafından girmesi şart koşulan bir diğer erkek kocanızı yok etmeniz gerekiyor, işte o zaman “ben” olabilirsiniz. Aksi takdirde erkeğin ötekisi, eksik olanı, onun bir parçasından var olanı olmak zorunda kalacaksınız”[1].

Medusa Yayınları gencecik bir yayınevi. 

Henüz içinde bulunduğumuz 2024 yılında kurulan yayınevi de kendini ve Medusa’yı tanırken, tanımlarken “kendi hikayesi elinden alınmış” kadınlar için, “gücünü efsanevi bir kadın figüründen alarak bugünün kadının öykülerini duyurmayı”[2] hedefliyor. Yayınevi’nin hikayesini, yolculuğunu yayınevinin kendi ifadesiyle “kurucusu, editörü, pazarlamacısı, asistanı” Sevi Sönmez ile konuştuk. 

Medusa Yayınları’nın kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz? Yayınevinin ismi ile başlayabiliriz. Neden “Medusa”?

Medusa, okudukça gelişen bir fikir oldu. Bir kadın ve okuyucu olarak son yıllarda daha çok kadın yazar okumayı tercih ettiğimi fark ettim. Yayınevi fikri ise yıllardır hayalimdi ve mutlaka kadın odaklı olmasını istiyordum. Kadın hikayelerine aracı olmak için de asla kendi ağzından öyküsünü dinleyemediğimiz efsanevi Medusa’dan daha iyi bir isim olamazdı. Fikir ve isim beraber gelişti ve ayrılmaz bir bütün oldular.

“Bu ortak deneyim bizi hem birbirimize bağlıyor hem de güç veriyor.”

Yayın hayatına başlama şiarınız “kadınların hikayelerini onların kaleminden okuyun.” Sizi böyle bir başlangıca götüren motivasyonlarınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Son on yıldır, kadın yazarların bana daha çok hitap ettiğini, daha yeni şeyler söylediğini düşünüyordum ve farkında olmadan kadın yazarları çok daha fazla okuyordum.

Kadınlar dünyanın başka başka yerlerinde bambaşka hayatlar yaşarken bazen çok da aynı yaşamlarda var olmaya çalışıyorlar. Bu ortak deneyim bizi hem birbirimize bağlıyor hem de güç veriyor. Medusa’da özellikle bu deneyimi yansıtan kitaplar seçmeyi tercih ediyoruz.

“…kitabı bir kenara koyduğumuzda bile düşünmekten vazgeçmemek.”

İlk yayınlanan kitaplarınız Veronica Raimo – Yalan Dolan ve Camila Sosa Villada’dan Kötü Kızlar. Yalan Dolan hızlı bir şekilde çok satanlar arasındaki yerini aldı bile. Bu kitapları seçerken nelere dikkat ettiniz?

Yalan Dolan çok farklı bir metin. İlk okuduğumda çok zeki ve eğlenceli buldum ama bir yandan da yazarın bu açık sözlülüğünün acıtan bir yönü vardı. Yalan Dolan kadın olarak bir çoğumuzun içinden geçtiği bize çok tanıdık ama adını bazen koymaya çekindiğimiz durumları müthiş bir gözlem ve mizahla anlatıyor. Ayrıca başka bir coğrafyada olsa da bir kadının büyüme hikayesinin ortak sıkıntılarını anlatması nedeniyle de çok seviliyor.

Kötü Kızlar ise hem edebi yönü ile hem de anlattıkları dolayısıyla çok kıymetli. Kitabı hem okurken hem de düzeltirken bana çok büyük bir bakış açısı verdi ve bunu okurun da görmesini istedim. Her iki kitabın dürüstlüğünün okuyucuda etki bırakacağını tahmin ederek yayınlamaya karar verdim.

Bir kitabı yayınlamak için seçerken bir sürü nedenimiz olabilir ama gerçekte benim için en büyük etken her zaman o kitabın okuru olmak ve kitabı bir kenara koyduğumuzda bile düşünmekten vazgeçmemek. 

“Kadın olmak dünyanın neresinde olursanız olun benzer deneyimler yaşatıyor.”

Kadın+ yazarların eserlerinin yayımlanmasının Türkiye’deki okura ve çeviri edebiyata nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

Kadınların öykülerinin yeni şeyler söylediğini, günümüze daha derinden ve sorgulayıcı baktığını düşünüyorum. Ayrıca kadın olmak dünyanın neresinde olursanız olun benzer deneyimler yaşatıyor. Yeni fikirleri ve ortak deneyimi okura sunmak ve kadınların seslerini Medusa’dan duyurmanın edebiyat için yeni bir nefes olduğunu düşünüyoruz. 

Türkiye’deki okurlar tarafından nasıl karşılandı kitaplarınız? Bu konudaki gözlemleriniz nelerdir?

Okuyucuların Medusa’yı anında keşfetmesi bizim için büyük bir şans oldu. İlk kitabımız Yalan Dolan Mart’ta yayınlandı ve yayınlanır yayınlanmaz Booker Ödülü Uzun Listesine seçildi. O zamandan beri her iki kitap için çok güzel dönüşler aldık, sayısız kitap kulübüne katıldık. Kitap kulüplerini özellikle seviyoruz; okuyucunun düşünceleri ve soruları bizim de ufkumuzu açıyor.  

Medusa Yayınları olarak gelecekte ne tür projeleriniz var? Yeni kitaplar veya yazarlarla ilgili heyecan verici gelişmeler var mı? Aslında internet sayfanızda bazı spoilerlar var ama belki ilk duyurusunu buradan yapacağımız bir sürpriz olur?

Medusa çağdaş kadın yazarları okuyucuyla buluşturmaya devam edecek. Önümüzdeki Eylül ve Ekim’de iki kitabımız yayınlanıyor. Biri Kendime Notlar (Domingo)’dan tanıdığımız Emilie Pine’ın Ruth and Pen, bizdeki adıyla Kaç ya da Kal adlı romanı. Bu kitapla bambaşka iki genç kadının dünyasına gidiyoruz. Bir sonraki kitabımız Monsters, sevdiğimiz sanatçıların kişilikleri ve sanatları arasındaki çatışmaya dair bir tartışma. İki kitabı da okuyucuyla buluşturmak için sabırsızlanıyoruz.


[1] Erişim Linki: https://birikimdergisi.com/guncel/8027/medusanin-gulusundeki-kadin, Erişim Tarihi: 2.08.2024

[2] Medusa Yayınları, Biz Kimiz? Erişim Linki: https://www.medusayayinlari.com/biz-kimiz.html Erişim Tarihi: 2.08.2024

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin