Macaristan örneği: 29 bin sokak köpeğini öldürmenin bedeli on yedi milyon euro, aynı sayıdaki köpeğin kısırlaştırılması ise iki milyon euro! Damla Yücel yazdı.

Türkiye, yaygın ve etkili bir şekilde uygulandığı takdirde sokak hayvanlarının nüfusunu kontrol etmede en etik ve başarılı yöntem olduğu kanıtlanan “Kısırlaştır, Aşıla ve Geri Bırak” yöntemini içeren 5199 sayılı Hayvan Hakları Kanunu’nu değiştirmeye hazırlanıyor.
29 Temmuz Pazartesi günü Meclis’te oylamaya sunulacağı düşünülen bu yasa teklifi, etkisi kanıtlanmış tüm yöntemleri bir kenara atıyor ve tüm sokak köpeklerinin -hatta hayvanlarının- toplatılması ve muğlak gerekçelerle öldürülmesini öneriyor.
Yapılan kamuoyu araştırmaları gösteriyor ki bu yasa tasarısını toplum desteklemiyor. Bununla birlikte, bu teklifi veren iktidar ve teklifi destekleyenlerin bir argümanı oldukça az tartışıldı. Bu argüman ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde sokaklarda hayvan olmaması…
Bu ülkelerde sokak hayvanı olmaması “temizlik, güvenlik ve ileri medeniyet” kavramlarıyla bağdaştırılırken; Türkiye’de sokakta hayvanlarıyla bir arada yaşamak “kirlilik, güvenlik açığı, geri kalmışlık, üçüncü dünya ülkeleri arasında yer almak” arasında gerçekliği olmayan bir bağlantı kuruluyor.
Bazı Avrupa ülkelerinde ve ABD’de hayvanlar sokakta değillerse nerede? Öyle sanıyorum ki bir kısım insan bu sorunun cevabını hiç düşünmüyor, bir kısım da tüm hayvanların son derece iyi bakıldıkları evlerde yaşadıklarını hayal ediyor.
Bu son ihtimal yalnızca bir hayalden ibaret. Çünkü bahsi edilen ülkelerde sokak hayvanları barınaklarda hapis.
Batı’da genel anlamıyla üç çeşit barınak var. “High Kill shelter”, “kill shelter”, “non-kill shelter”.
“High kill shelter” (Yüksek öldürme oranına sahip barınak) hiçbir kriter gerekmeksizin barınağa bırakılan tüm sokak hayvanlarını ve terk edilen ev hayvanlarını barınağa kabul ediyor. Bu hayvanlara sahiplendirilmeleri için bir süre tanınıyor. Bu süre tamamlandığında bir yuva bulamamaları durumunda öldürülüyorlar.
Öldürme konusunda hiçbir kıstasları yok. Yeni doğmuş olmaları, hamile olmaları, tamamen sağlıklı olmaları öldürülmeleri önünde bir engel değil. Hatta yeni gelen hayvanlara yer açmak için verilen sürenin dolmasının beklenmediği durumlar da oluyor.
Sürekli hayvan öldüren bu barınaklarda biraz zaman vakit geçirmek bile çok zor. Bu tarz barınaklar devamlı olarak yeterli çalışan sayısına ulaşamıyor, sürekli yeni çalışan arıyorlar, çünkü çalışanlar travmatize oldukları için uzun süre orada kalamıyorlar.
“Kill shelter” (öldüren barınak) ise öldürmek için bazı kıstaslara sahip. Belirli bir sürenin ardından yuva bulamamış tüm hayvanları öldüren “high kill shelter”dan farklı olarak bu tip bir barınak bütün hayvanları öldürmek yerine, barınakta yeni hayvanlara yer kalmaması, hayvanın tedavisi zor olan bir hastalığa sahip olması, hayvanın davranış sorunları olması gibi kriterlere dayanarak hayvanları öldürüyor.
“No-kill shelter” (hayvan öldürmeyen barınak) ise kabul ettiği hayvanları hiçbir şekilde öldürmüyor. Yuva bulamayan hayvanlara ömrünün sonuna kadar bakıyor. Bu tarz barınaklar ayakta kalabilmek ve öldürmeyen sistemlerini sürdürebilmek için çok sayıda vatandaş ve sivil toplum kuruluşundan destek alıyor ve yuva bulma, kaynak bulma adına çok çaba sarf ediyor. Hiçbir hayvanı öldürmedikleri için sınırlı boş alanları var bu yüzden barınaklarına her hayvanı kabul etmiyorlar, sınırlı sayıda hayvan alıyorlar.
ABD’de barınaklarda en çok hayvan öldüren beş eyalet şöyle: Texas, California, North Carolina, Florida, Alabama.
ABD’de öldüren barınakların yerini öldürmeyen barınakların alması için ciddi bir kamuoyu baskısı ve sivil toplum çalışması mevcut. Bugüne dek bazı öldüren barınaklar öldürmeyen barınaklara dönüştü. Bu barınaklardan ivedilikle hayvan çıkarıp sahiplendirmek adına ünlü isimler sık sık kampanyalar düzenliyor. Bugün ABD’de barınakların yüzde 48’i öldüren, yüzde 52’si öldürmeyen barınak statüsünde.

Görselde ABD’de yaşayan bir X kullanıcısının yüksek öldürme oranına sahip bir barınaktan anne köpek ve yavruları için acil yuva bulma çağrısı var. Kaynakların çok az olduğu kırsal bir barınakta öldürülecekleri günü beklediklerinden habersiz bu anne köpek ve yavruları şu an hayatta mı bilmiyoruz, ama şanslarının çok düşük olduğu aşikar.
ABD’deki bu durumun benzeri pek çok Avrupa ülkesinde de yaşanıyor. Macaristan’da toplam 115 öldüren barınak olduğu ifade ediliyor. “Macar hükümetinin itlaf istasyonlarının masraflarını karşılaması için yıllık maliyeti on yedi milyon eurodur. Yaklaşık 29 bin sokak köpeğinin kısırlaştırılması ve sterilizasyonu ise Macar hükümetine yılda sadece iki milyon euroya mal olacaktır.”
Sokaklarında hayvan bulunmayan ve dünyanın geri kalanında son derece modern ve medeni olarak düşünülen İngiltere’de de aynı durum geçerli.
Ülke çapında çok sayıda öldüren barınak mevcut. Yine gönüllü vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları bu barınaklardan hayvan sahiplendirmek için müthiş bir emek harcasalar da çoğunun öldürülmesine engel olamıyorlar.
İngiltere’de evinde hayvan besleyenlerin yalnızca yüzde 20’si hayvanları barınaklardan sahipleniyor; geri kalan yüzde 80 cins hayvan üretimi yoluyla sahipleniyor. Yani barınaklardaki hayvanların kurtarılma şansı çok düşük.

Görselde İngiliz bir X kullanıcısının öldüren barınaktan 5 köpek kurtarmasının sevincini görüyoruz. Bu kurtarmayı tweetler ve para bağışları olmadan yapamazdık, diyor. Fotoğraflarda köpeklerin yaşam alanının sefaletini, hayvanların inanılmaz kötü bir durumda olduklarını görebilirsiniz. “Bizim sokaklarımızda hayvanlar yaşıyor, İngiltere kadar medeni değiliz” diye hayıflananların bu tweet’den anlaması gereken çok şey var.
Türkiye’ye gelecek olursak, bugün Türkiye’de yaklaşık 300 barınak olduğu, barınakların kapasitesinin 105 bin civarında olduğu, hâlihazırda bu barınaklarda hayvanların içler acısı durumlarda yaşamaya çalıştığı biliniyor.
Koşulları iyileştirmek, “Kısırlaştır, Aşılat, Geri Bırak” metodunu etkili ve yaygın bir şekilde uygulamak, cins hayvan üretimini yasaklamak, kırsalda yaşayan köy köpeklerinin kısırlaştırılıp kimliklendirilmesi ve öldürmeyi, hapsetmeyi içermeyen diğer etkili yöntemleri uygulamak hem vatandaşların güvenliğini sağlamak hem de sokak köpeklerini korumak için gerekli olduğunu bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz.
KAYNAKLAR:
https://vocalforpets.org/why-kill-shelters-exist/
Dog Heroes: The Organizations that Rescue Dogs from High Kill Shelters in the EU.





Bir Cevap Yazın