
9. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifi Anayasa Mahkemesi’nin kararını ve uluslararası sözleşmeyi yok sayarak kadının kendi soyadını kullanmasının engellemeyi öneriyor.
Anayasa Mahkemesi’nin evlenen kadının kocasının soyadını kullanma zorunluluğunu kapsayan 187. maddedeki hükmü 22 Şubat 2023 tarihinde iptal etti.
Ancak 9. Yargı Paketi olarak bilinen kanun telifi Anayasa Mahkemesi’nin kararını yok sayarak iptal edilen kanunu yeniden yasallaştırmaya çalışılıyor.
AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler bu teklifi “Kullanılacak soyadı nedeniyle aile bütünlüğünün zarar görmemesi ve çocukların olumsuz etkilenmemesi” iddiasıyla savunsa da dünyadaki örneklere baktığımızda bu iddianın gerçek dışı olduğunu görmek mümkün.
Çeşitli ülkelerdeki uygulamalara bakalım:
İsveç’te doğan bir çocuğa çiftler kimin soyadının verileceğini seçebiliyor eğer herhangi bir soyadı seçilmezse çocuk annenin soyadını alıyor.
Arjantin’de, hem baba hem de anne soyadını kullanmak mümkün.
Şili’de evliliğin eşlerin soy isimleri üzerinde hiçbir etkisi yoktur, her partner kendi soyadını kullanabilir. Çocuklar hem anne hem baba soyadını alabilir.
Güney Kore’de genellikle çocuk babanın soyadını alırken kadınlar soyadlarını evlilikle değiştirmez.

Çeşitli ülkelerden örneklerle devam etmek mümkün. Ancak özetle hukuk kurallarının ataerkil geleneklerle oluştuğu bir geçmişten günümüze çok şey değişti.
Kadınların soyadlarını kullanma hakkının 1979’dan bu yana uluslararası düzeyde tanımlandığının altını çizelim. Üstelik Türkiye de bu sözleşmeyi kabul eden ülkelerden biri. Bu sözleşme, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) olup, sözleşmenin 16. Maddesinde evliliğin kadın ve erkeği aynı haklarla eşitlemesi gerektiğini bildiriyor.





Bir Cevap Yazın