Yeni bir dünya savaşının konuşulduğu, diğer yandan da sömürüye, savaşlara ve eşitsizliklere karşı mücadelenin yükseldiği günümüzde bu sorulara sanatıyla yanıt arayan Alman sanatçı Hartmut Kiewert ile konuştuk.
Hayvanları sömürmeseydik dünya nasıl bir yere benzerdi? Çiftlik hayvanları, yaban hayat ve insanların evcilleştirdiği türlerle bir arada nasıl bir yaşantımız olurdu?
Yeni bir dünya savaşının konuşulduğu, diğer yandan da sömürüye, savaşlara ve eşitsizliklere karşı mücadelenin yükseldiği günümüzde bu sorulara sanatıyla yanıt arayan Alman sanatçı Hartmut Kiewert ile konuştuk.
Kiewert ile insan dışı hayvanları sömürmediğimiz bir tarihi resmettiği ütopik eserlerini, hayvan sömürüsü ve hayvana yönelik şiddeti sanatla nasıl görünür kılabileceğimizi ve gelecek projelerini konuştuk.

Hayvan haklarına dair görsel temsiller sıklıkla onların sömürdükleri anı yeniden gösteriyor. Sizin işlerinizse tam tersi bir ütopyayı bizimle paylaşıyor. Bu temayı üretmek sizce vegan aktivistler ve mücadele için güçlendirici mi?
Aslında bazen aktivistlerden geri bildirim alıyorum. Yarattığım imgelerin onları cesaretlendirdiğini ve güçlendirdiğini söylüyorlar. Hayvan özgürlüğü harekerinde amacımız da bu. Bu yüzden de bana umut veriyor.
“Çiftlik hayvanları”nın özgürce yaşadığı barınaklar da ütopyayı somutlaştırarak bunu yapıyor. Bence özgürlük hareketlerinde stratejik açıdan statükoya karşıt anlatıların tahayyülü çok önemli. Bu şekilde hem insanlar arasında hem de insanlar ve insan olmayan hayvanlar arasında yeni ve evrilmiş ilişki biçimleri denenebiliyor.
Ütopya senaryolarından ve olasılıklarından bahsetmişken bunların formüller olmadığını, sadece günümüzün güç yapılarının ötesinde tartışmalar açmak, pratikler geliştirmek amacı taşıdıklarını söylemek gerek. Tahakküm sistemlerinden kurtulursak her canlı için hayatın ne kadar iyi olabileceğine dair tahayyüller büyük motivasyon sağlıyorlar ve büyük ihtimalle tahakküm yapıları ve sömürü biçimlerinin eleştirilerinden daha etkililer.
Vegan bir dünyayı resmetmek size nasıl hissettiriyor?
Mezbahaların ve diğer hayvan sömürü biçimlerinin artık olmadığı ve insanlarla insan olmayan hayvanların eşit bir şekilde karşılaştıkları dünya senaryoları yaratma sürecinden keyif alıyorum.

Hartmut Kiewert, Arkadaşlar VI, 2024, tuvale, yağlı boya, 190x150cm
Hayvan hakları görsellerinde şiddet anının yeniden üretilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bence insanların diğer hayvanlara yaptıklarıyla ilgili farkındalık yaratması ve araştırmacı aktivistlerin hayvancılık endüsttrisinde ve hayvan sömürüsüne dayalı diğer sektörlerde neler olduğunu ortaya çıkarması çok önemli.
Fakat bu bağlamda konuyla ilgili iki şeye dikkat etmek gerek.
İlk olarak böyle görüntülerin insanları, özellikle de hayvanlara karşı merhamet duyan insanları travmatize edebileceğinin farkında olmalıyız. Polystyle bunları gösterirken ve belli bir baglama oturturken dikkatli olmalıyız.
İkincisi de hayvanları sadece kurban olarak göstermekten, onların iradelerini yok sayarak üsttenci bir yaklaşım sergilemekten kaçınmalıyız.
Son olarak, sömürünün sanat ve aktivizm yoluyla yeniden gösterilmesi şiddeti tekrarlamak anlamına gelmez.

Hartmut Kiewert, Komşu, 2024, tuvale yağlı boya, 250x380cm
Vegan bir dünya kurmak için neler yapabiliriz?
Bu sorunun kısa bir yanıtı yok çünkü hayvan hakları/özgürlüğü hareketi birçok farklı taktik ve stratejiyle hayvan sömürüsünün olmadığı bir dünya için mücadele veriyor.
Birkaç küçük kazanç dışında büyük ölçüde değişen tek şeyin hayvan sömürüsü endüstrisinin şimdi vegan pazara yatırım yaptığını fakat aynı zamanda küresel düzeyde öldürülen hayvanların sayısının hala arttığını görüyoruz. O yüzden bence kapitalist bir sistem içinde vegan bir dünya yaratmamız mümkün değil.
Bizi küresel düzeyse ekolojik ve sosyal çöküşe götüren ataerkil ve kapitalist düşünce ve üretim sistemlerini aşmamız gerekiyor. Pazar, iş, değer ve devlet kavramlarından öte, artık sömürü, dışlama ve şiddete değil, dayanışma, katılım ve empatiye dayanan toplumsal ilişkiler kurmalıyız.
Dolayısıyla vegan bir dünyanın nasıl kurulacağı sorusunun diğer toplumsal ve çevresel hareketlerle iç içe olduğunu düşünüyorum. Yine de kişisel düzeyde atılacak ilk adım tabii ki hayvan sömürüsüyle üretilen ürünleri kullanmayı bırakıp vegan olmak. Bir sonraki adım ise her canlının özgürlüğü için verilen özgürlükçü mücadelelere katılmak.

Hartmut Kiewert, Harabe II, 2017, tuvale yağlı boya, 60x80cm
Türkiye’de bir sergi ya da çalışma planınız var mı?
Şu an için planlanmış bir şey yok fakat tabii ki Türkiye’de işlerimi sergilemek isterim. Önümüzdeki aylarda Berlin’de olacaklar için Berlin Spandau’da Zitadelle’de solo bir sergim olacak. 18 Ağustos 2024’e kadar her gün ziyaret edilebilir.
Röportaj: Cansu Özge Özmen, Aslı Alpar





Bir Cevap Yazın