Saraylardaki hukuktan, anayasadan tasarruf ediyoruz; yetmiyor Can Atay’ı, cezaevinde tutmaya devam ediyoruz. Bu sessiz teslimiyetten tasarruf etmeliyiz.
Ilgın Çavlan.
Ekonomik kriz büyür, ücretler küçülürken
Barıştan tasarruf ediyoruz,
Ölümü büyütüyoruz.
Sonra büyük betondan adli saraylardaki hukuktan, anayasadan tasarruf ediyoruz,
Yetmiyor Can Atay’ı, cezaevinde tutmaya devam ediyoruz,
Temsili de olsa meclisten, seçimlerden, demokrasiden tasarruf ediyoruz.
Sandıkları eski sandıklara kaldırıyoruz.
İşçi güvenliğinden, işçinin biyolojik, finansal ve ruhsal sağlığından tasarruf ediyoruz.
Çağrı merkezlerine, randevu telaşına sıkışmış olsa da sağlık hakkımızdan,
Gericilere, patronlara teslim edilmiş eğitimden,
Güvenli barınma hakkından,
Dövize endeksli kağıtlara bağımlı şiirden, öyküden tasarruf ediyoruz,
Derken saatleri geri almak yerine gericiliği her yerde öne çıkaranların elimizden almaya çalıştığı gündüz aydınlığından tasarruf ediyoruz.
Kör karanlığa alışıyoruz.
Sokağa açılan sinemadan, iyi filmlerden, genel müdürü saraydan atanmış tiyatrodan, oyundan tasarruf ediyoruz.
Oyuna geliyoruz.
Termik santrallerden, ranttan nefes alamayacak hale gelen ağaçtan, ormandan, biyoçeşitlilikten,
Güneşli pazartesinden,
Bulutlu bir gökyüzünden, yağmurdan, masmavi denizden,
Yani anlayacağınız güzel olan her şeyden tasarruf ediyoruz.
Kötülüğü birlikte büyütüyoruz.
Artık örgütlü yaşamdan tasarruf etmek yerine
Örgütlü yaşam için tasarrufta bulunmalı, bu sessiz teslimiyetten tasarruf etmeliyiz.






Bir Cevap Yazın