İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Türkiye genelinde sokakta yaşayan hayvanların yüzde 92,35’inin barınaklarda tutulduğunu açıklamasının ardından, Doğa Dostu ve Hayvanları Koruma Derneği gönüllüleri belediye ve valilik barınaklarında karşılaştıkları koşulları anlattı.
Belediyelere ait hayvan bakımevlerinin yanı sıra valilikler bünyesinde kurulan birlik barınaklarını da ziyaret eden gönüllüler, ilçelerde belediyeler tarafından sokaktan toplanan hayvanların bu tesislere getirildiğini belirtti.
Derneğin saha çalışmalarında en sık karşılaştığı sorunlardan biri sahiplendirme süreçlerindeki keyfî uygulamalar oldu. Hayvan sahiplendirme konusunda ülke genelinde ortak bir prosedür uygulanmıyor. Bir kentte aynı kişiye üç köpek verilebilirken başka bir kentte tek bir köpeği sahiplenmek dahi güçleştiriliyor. İl ve ilçe bazında değişen uygulamalar, hayvanların barınaklardan çıkarılmasını ve güvenli yuvalara ulaştırılmasını engelliyor.
Gönüllülerin ziyaret ettiği barınakların büyük bölümünde düzenli ve yeterli kısırlaştırma yapılmıyor. Bazı tesislerde dişi ve erkek köpekler ayrılırken bazılarında kısırlaştırılmamış hayvanlar aynı alanlarda tutuluyor. Gönüllüler, ziyaret sırasında kısırlaştırılmamış köpeklerin çiftleşmesine doğrudan tanık olduklarını aktardı. Bu durum, hayvan sayısını azaltması beklenen barınakların yeni doğumlarla nüfusun daha da arttığı merkezlere dönüşmesine neden oluyor.
Özellikle yeni kurulan valilik birlik barınaklarında hayvan refahına uygun altyapı bulunmuyor. Sıklaştırılan toplama çalışmalarıyla getirilen hayvanlar, çevresi tel örgülerle kapatılmış boş alanlara bırakılıyor. Pek çok tesiste yeterli gölgelik, kulübe, mama noktası ve sürekli çalışan temiz su sistemi bulunmuyor.
“Barınaklarda ciddi bir açlık yaşanıyor”
Hayvanlar yaşlarına, sağlık durumlarına ve fiziksel güçlerine göre ayrılmıyor. Büyük ve güçlü köpeklerle yavrular aynı alanlarda tutuluyor. Yeni doğum yapmış anne köpekler de yavrularıyla birlikte kalabalık sürülerin içine bırakılıyor. Anne köpekler bu koşullarda yavrularını korumakta, mama ve suya ulaşmakta büyük güçlük çekiyor.
Barınaklarda ciddi bir açlık yaşanıyor. Yeterli ve sağlıklı besin verilmediği gibi, bırakılan sınırlı miktardaki mamaya çoğunlukla yalnızca güçlü köpekler ulaşabiliyor. Güçsüz, hasta, yaşlı ve yavru hayvanlar aç kalıyor.
Kalabalık ve sağlıksız koşullar nedeniyle uyuz başta olmak üzere bulaşıcı hastalıklar yaygın biçimde görülüyor. Buna karşın birçok tesiste karantina alanı, uygun ameliyathane ve yeterli tedavi bölümü bulunmuyor. Hayvan sayısının çokluğuna rağmen çalışan sayısı son derece yetersiz. Bazı barınaklarda mesai saatleri içinde dahi veteriner hekim bulunmuyor.
Dernek gönüllüleri, ziyaret ettikleri bir barınakta ölümünün üzerinden en az üç gün geçmiş bir köpeğin diğer hayvanların arasında bırakıldığını gördü. Ceset kaldırılmadığı için aç bırakılan köpekler ölü hayvanı yemeye başlamıştı. Buna rağmen görevliler tarafından hayvanların her gün beslendiği söylendi.
Doğa Dostu ve Hayvanları Koruma Derneği gönüllüleri, Bakan Çiftçi’nin açıkladığı yüzde 92,35 oranına dikkat çekerek yetkililere şu çağrıyı yaptı:
“Yüzde 92’sinin toplandığını söylediğiniz köpeklerin hangi koşullarda tutulduğunu kamuoyuna gösterin. Barınakları, yaşam alanlarını, beslenme ve tedavi koşullarını şeffaf biçimde açıklayın.”





Bir Cevap Yazın