Yeni e-dergimiz #Haftalık, her hafta bir gazeteci ve bir karikatüristin ortak çalışmasıyla gündemin nabzını tutuyor. Basın Evi Destek Projesi (BEDA) desteğiyle hayata geçen bu çalışma, tam 19 hafta boyunca her pazartesi muzir.org adresinde yayınlanacak. Haftanın en çarpıcı gelişmelerini hem kalemden hem de çizgiden okumak için ondördüncü sayımızı inceleyebilirsiniz.
Hazırlayanlar: Gazeteci Müberra Ünsal ve Karikatürist İdil Keysan. Bu yayının içeriği tamamen yazarlar, çizer ve editörün sorumluluğundadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmayabilir.
İsrail saldırıları bir doğa savunucusunu hayattan kopardı
Lübnan’da deniz kaplumbağalarının korunması için kurduğu Orange House Project (Turuncu Ev Projesi) ile tanınan doğa savunucusu Mona Khalil, İsrail’in Lübnan’a yönelik hava saldırıları sonucu hayatını kaybetti.
76 yaşındaki Khalil, Lübnan’ın Sur kenti yakınlarında Turuncu Ev Projesi adında bir koruma alanı işletiyordu. Evinde gönüllüleri ağırlayarak plajı temizlemelerine ve izlemelerine olanak sağlıyor, turistleri de konaklayıp doğayı koruma hakkında bilgi edinmeye davet ediyordu.
Mona Khalil’in Turuncu Evi, LGBTİ+’ların da rahatça var olabildiği nadir alanlardan biriydi. Mona’nın yaklaşımı netti: gay, lezbiyen, fark etmez, doğaya saygı duyan herkes hoş karşılanıyordu.
Hayatını Akdeniz’deki nesli tükenme tehlikesindeki caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarını korumaya adayan Khalil, El-Mansuri sahilindeki evine düzenlenen İsrail hava saldırısında aldığı ağır yaralar sonucu Beyrut’taki yoğun bakım ünitesine kaldırıldıktan sonra hayatını kaybetti. Geride, doğal yaşamın korunması adına çok büyük ve unutulmaz bir ekolojik mücadele mirası bıraktı.
Mona Khalil kimdi?
Mona Khalil, 1975-90 yılları arasındaki Lübnan iç savaşı sırasında Hollanda’ya taşındı. 1999’da ailesinin topraklarına geri döndü ve bir akşam sahilde kumda yuva kazan bir kaplumbağayla tesadüfen karşılaştı.
Khalil, kendisine zor bir dönemde sığınak sağlayan Hollanda’nın ulusal rengine uyması için evi turuncuya boyadı ve Lübnan’ın güney kıyılarında yuva yapan deniz kaplumbağaları (carpethead ve yeşil deniz kaplumbağaları) için bir koruma ve ekoturizm projesi başlattı.
İsrail’in Lübnan’a yönelik yıkım ‘projesi’
Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı ile Lübnan Ulusal Araştırma Konseyi tarafından hazırlanan rapor, Siyonist İsrail’in güney Lübnan’da yürüttüğü yıkımın boyutlarını gözler önüne serdi. Rapora göre Litani Nehri’nin güneyindeki bölgelerde en az 11 bin bina tamamen yıkıldı, binlerce yapı ise ağır hasar gördü.
Uydu görüntülerine dayanan incelemede, 18 bin hanenin tamamen yok olduğu, 2 bin 200 binanın ağır hasar aldığı ve 9 bin 300 yapının da kısmen tahrip edildiği belirtildi. Savaşın yol açtığı maddi zararın ise 1 milyar 380 milyon doları aştığı tahmin ediliyor.
Savaş politikaları halkları göçe zorluyor
İsrail, saldırıların Hizbullah’ın askeri altyapısını hedef aldığını iddia etse de Lübnan hükümeti ve bölgedeki yerel yetkililer bunun çok daha kapsamlı bir Siyonist zorunlu göç ve yıkım politikası olduğuna dikkat çekiyor.
Lübnan yönetimi, güneyde gerçekleştirilen sistematik yıkımın temel amacının sınır hattındaki nüfusu kalıcı biçimde yerinden etmek ve bölgenin boşaltılmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Yetkililer saldırıları “toplu cezalandırma” politikası olarak nitelendiriyor.
Öte yandan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail birliklerinin güney Lübnan’da “güvenlik bölgesi” adıyla işgal ettiği alandan çekilmeyeceğini açıkladı. İsrail yönetimi işgal altındaki bölgeyi “tampon bölge” olarak tanımlarken, Lübnan hükümeti bunun uluslararası hukuka aykırı bir işgal olduğunu vurguluyor.
İsrail ordusunun yayınladığı son haritalar da işgal alanının giderek genişletildiğini gösteriyor. Lübnan basınında yer alan hesaplamalara göre İsrail’in kontrol ettiği alan son aylarda daha da büyüdü ve ülke topraklarının yüzde 6’sından fazlasını kapsar hale geldi.





Bir Cevap Yazın