12 Kasım 2025, Çarşamba

Gazetecilikle hayvan hakları mücadelesi yan yana olur mu? Patidio’nun kurucusu Meral Candan, “Neden olmasın?” diyor.

Uzun yıllarını medyaya vermiş bir gazeteci olarak, sokaktaki bir köpeğin, bir kedinin, bir kuşun hikâyesine mikrofon uzatıyor. Candan, “Bu kadar ayrıştığımız bir ülkede hayvanın birleştirici gücüne inandım,” diyor ve ekliyor: “Patidio, haberciliğin öznelerini hayvanlar yapmayı amaçlıyor.”

Peki bir haber sitesinin öznesi hayvan olursa ne değişir? Meral Candan anlatıyor:

Patidio’yu kurma fikri nasıl ortaya çıktı? 

Patidio’nun kuruluşundan önce uzun yıllar medya sektöründe çalıştım. Bu noktada kapanan Duvar Gazetesi’ne ayrı bir parantez açmalıyım. Duvar Gazetesi’nde dört yıl boyunca Yurt Haberler servisinin editörlüğünü yaptım. Bu süreçte hayatımı paylaştığım Makbuş adında bir kedim vardı. Ondan önce de hayvanlarla birlikte yaşadım. Dolayısıyla onlarla birlikte yaşamanın, sokaktakilerle temas etmenin yeri bende hep ayrı oldu. 

Duvar, kendi alanım dışında hayvan haberleri yapmak istediğimde buna imkan tanıdı, hatta yapamadığımda ‘nerede’ diye sorulduğu çok oldu. Çalıştığınız gazetenin hayvanlarla ilgili haberlere böyle bir yaklaşımda bulunması inanılmaz önemli. Ben de bu alandan girdim. 

Ancak kırılma noktası yaklaşık iki yıl önce barınaktan sahiplendiğim kör bir köpek oldu. Salt hayvanseverlikten çıktım, hayvan hakları ile ilgili daha fazla düşünen, dert edinen biri oldum. Bu süreç, gazeteci kimliğime de yansıdı. Sahiplendiğim köpeğimin adı Tombi.

Fotoğraf: Tombi ve Meral Candan kafa kafaya vermiş

Onunla edindiğim bilgi, birikim, emek yoğun ilişki hayatımı değiştirmekle kalmadı, dünyaya bakış açımı da değiştirdi. Zaten Türkiye hayvan hakları söz konusu olduğunda ileri değil geri giden bir ülke. Bunlar da üstüne eklenince aslında kendi adıma kaçınılmaz olan şeyi hayata geçirdim. 

Bu alanda gazetecilik bakışı ile olmanın önemli olduğunu düşündüm ki şimdiye kadarki geri dönüşler bunu teyit eder nitelikte.

“Hayvan haklarının çiğnendiği her an başka ihlallerin önü açılıyor”

Hayvan hakları haberciliği yapmak diğer alanlardan farklı mı, hangi zorlukları yaşıyorsunuz?

Hak temelli habercilik her zaman zordur. Ancak işin içine hayvan girince zorlaşmanın ötesinde daha kompleks bir hal alıyor. Ekmeğin fiyatının bile siyasi sonuçlar neticesinde olduğu bir ülkede, hayvanlar haklar listesinin en sonunda konumlanıyor. 

Benim için ya da çoğu kişi için böyle değil ama insanlar için bile en temel hakların çiğnendiği bir noktada ‘ama hayvanlar’ demek oldukça zor. Ancak vazgeçilecek bir alan da değil. Zira onların yaşam hakkının çiğnendiği her an başka ihlallerin de önü açılıyor. Şiddet kendini hayvanda test ediyor, keza istismar ya da işkence de öyle… Bunların hiçbirinin insana dönmediğini kabul ettiğimiz koşullarda bile bir canlının yaşam hakkını ihlal ettiğimiz sayısız korkunç zincirden geçiyoruz. Yaşam hakkının çiğnenmesini cezasız bıraktıkça bu ihlal zinciri devam ediyor. En zayıf olanda test ediyoruz en kötü gerçekliğimizi. Hayvanlar maalesef bu anlamda en kötü noktada. Yaşamları, insan korumasına muhtaçken halbuki…

Bir diğer zorluk da hukuken referans bulma noktası. Malum kamuoyunda Katliam Yasası olarak bilinen kanun, hukuken referans kaynağı oldu. İnsanlar için hak ihlalleri de oldukça fazla ama bir umut Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına bel bağlayabiliyoruz. Ancak hayvanlar için hukuken tek referans kaynağı olan yasa, ölümden başka bir şey içermiyor. Dolayısıyla konuyu hukuken konuşmak ya da değerlendirmek bazen zor olabliyor. En alttakinin hakkını savunmadığımız ve onu ihmal ettiğimiz her an hukuken de başka ihlaller yaşanıyor. Çünkü ihlaller, ‘sadece’ hayvan olduğu için görmezden gelinip üstünden atlandıkça toplumsal bir kabule dönülüyor. Şimdi yaşadığımız pek çok sancının temelinde bunun da yattığını düşünüyorum. 

Görsel: Patidio anasayfası, 12 Kasım 2025 tarihli

Türkiye’de anaakım ya da alternatif medyanın hayvan hakları haberciliğini nasıl buluyorsunuz? 

Anaakım medya yıllar önce özellikle sokak hayvanları konusunda şu an kullandığı dilden oldukça uzaktı. Gönüllülerin ya da belediyelerin besleme yaptığına dair haberler ‘gururla’ sunuluyordu. Bu haberlerin pek çoğunda şu an iktidara yakın olarak tabir edilen medya gruplarının imzası da mevcut. Arşivler duruyor. 

Ancak son yıllarda özellikle köpekler üzerinden yürütülen ‘adli’ haberler ön plana çıkmaya başladı. Sokak hayvanları ile ilgili politikalarının şekillendiği, ölüm yasasına giden süreçte en yüksek boyutuna ulaştı. Şu an özellikle köpekler sanki bir tecavüzcü, çete üyesi, hırsız, katil gibi adli ithamlarla anılıyor. Neyle suçlandıklarından habersizler de… O nedenle anaakım medya, iktidardaki siyasetin yönüne göre de dilini değiştiriyor. Bizim bundan da farklı bir dile ihtiyacımız var. 

Farklı kimliklerin, türlerin birbirini anlaması, kabul etmesi için yaşam hakkını gözeten bir dile ihtiyacımız var. Muhalif medya bu konuda anaakıma göre daha iyi bir sınav veriyor olsa da hayvanı odağına alan bir medya bakış açısı yok. Patidio tam da çok dikkat edilmeyen bu alana müdahale etmeyi amaçlıyor.

Patidio’nun haber politikası nasıl şekilleniyor?

Patidio’nun çıkış noktası gazetecilik… Bir haberi yaparken nasıl ki 5N1K kuralları geçerli ise Patidio için de öyle. Bu alana gazeteci bakışı getirmek amacımız. Bunu yaparken de diyoruz ki öznemiz hayvanlar… Bu ne demek? Bir hayvan hikayesi olduğunda elde edebiliyorsak ki bazen çok güç oluyor onun kimliği, karakteri, hikayesi bizim için önemli oluyor. 

Aslında medyada oldukça popüler olan ama insanlarla özdeşleşmiş ‘kimdir’ sorusuna cevap arıyoruz. Hayvanların hak ihlalleri öncelikli gündemimiz. Ama bize umut, güç ve cesaret veren hikayeler de bir o kadar odak noktamız. Tartışmalar, hikayeler, öneriler de bu çerçevede kendine yer buluyor. Aslında bir gazetede gündem, yaşam, ekonomi, kültür, tarih, sanat, teknoloji, köşe yazısı gibi ne kadar başlık varsa hepsi bizim için de var. Sadece öznemiz hayvanlar…

Patidio’nun haber politikası gelişime de açık. Duvar’da Yurt Haberler editörlüğü yaptığımı belirtmiştim. Anadolu’nun pek çok yerinde harika muhabirler var. Duvar kapandı ama hala bir kısmı ile iletişim halindeyim. Duvar için yerelden çok hayvan hikayesini gündeme taşımıştık. Aynısını Patidio için yapmaya çalışıyoruz. Yerelde hayvan haberciliğini konuşmak, karşılığı olduğunu görmek inanılmaz bir keyif bir yandan da. Bu karşılıklı gelişime ve iletişime açık bir öğrenme deneyimi aynı zamanda da…

Şunu da belirtmek isterim. Patidio’da tek başıma değilim. Kuruluşundan itibaren buna inanan, bunun için emek veren, kendi özel vakitlerinden ayıran gönüllü bir ekip var benle beraber. Onların varlığının katkısı inanılmaz bir boyutta. Bu kadar ayrıştığımız bir siyasi ortamda hayvanın birleştirici gücüne hep inandım. Olan biten de bunun bir yansıması…

Patidio’yu Instagram’dan takip etmek için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

ÖNE ÇIKANLAR

muzir.org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin